• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Üyelik Girişi
oku
eski devirlerde çoğunlukla belkide birincil anlamlardır. Ama zaman içerisinde kelimenin kullanılış şekli, söylenişteki vurgu vs. değişik sebepler gerçek anlamları ikincil anlam haline getirmektedir. Günümüz türkçesinde kullanılan bazı fiiller anlatmaya çalıştığımız bu duruma örnektir. İllahi de örnekleme yapmamız gerekirse; "yürümek" ve "yazmak" fiilleri bu duruma bire bir örnek oluşturur.- Bu gün çeşme başında gördüm. Ali ve Ayşeyi. İnanın ki, "Ayşe Aliye yazıyor". Yine buna benzer söylemlerde de "yürüyor" fiili kullanılıyor. Yine Anadolunun bir çok yerleşim yerinde şehirdeki okula devam için köyden ayrılan genç için -Nereye gitti? sorusunun cevabı -Okumaya gitti. şeklindedir. Oysaki bu genç okumaya değil "öğrenmeye, tahsil görmeye" gitmiştir. Burada ki "öğrenmek" ikincil anlam gibi görülmekteyse de gerçekte birincil anlamdır. Bu noktada belirtmeyi çok isterim ki üniversitedeyken bir hocam vardı.Cumhuriyet tarihi derslerimize girerdi. Onun bu durumlarda verdiği bir örnek vardı ve derdi: yüce kitabımız Kuran-ı Kerimdeki "Oku" emri; söylenmek istenen "öğren" iken anlaşılan "okumak"tır. Hocamızın eleştirel yaklaşımının amacı "anlamını bilmeden okumanın faydasızlığı" dır. Bu ayetin yanlış anlaşılması nedeniyle ilim öğrenme, tahsil görme den çok kuranı kerimi anlamını bilmeden de olsa hatim etmek daha değerli hale gelmiştir. 
Bu durum ise dünyevi hayatı kenara iterken ahiret hayatını öne almıştır. Ve tabi böylelikle bilimsel ve teknik araştırmalar gereksizden öte Allahın işine karışmak olarak yorumlamayı doğurmuştur. Adeta ilmi araştırma yapmaya çalışanlar  peşinen suçlu ilan edilmişlerdir. Böylelikle islam ülkeleri gibi bizim ülkemizde teknolojiyi batıdan ithal etmek durumunda kalmıştır. Çünkü araştırma geliştirme yapmanın suç olarak görüldüğü ülkelerde yeni teknolojilerin ortaya çıkarılması imkansızlaşmıştır. 
Burada 1979 yılında islamist bir yazarla meraklı bir vatandaşın uluorta tartışmalarını aktarmada fayda görürüm. Tartışmanın konusu "Neden bütün fenni araç ve gereç batı mahreclidir?" Tartışmanın en can alıcı noktasında islamist yazarın "..........müslümanların görevi ibadet etmektir. İcatları yapmak ve onları biz müslümanların kullanımına sunma görevi hıristiyanlarındır. Hıristiyanlar bu dünyada yani gelip geçici dünya hayatında lüks içinde yaşayacaklardır. Biz müslümanlar ise öbür dünyada yani ahirette mutlu bir şekilde yaşayacağız.Malumunuz olduğu gibi asıl hayat ahirettedir.  Tabi inancınız varsa. Sizde pek görülmüyor ama..." demişti.
Tahsil görmeyen, sadece okuyan'ların düştükleri acınası durum budur.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
150 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.64185.6644
Euro6.38136.4069