• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Üyelik Girişi

Şeyh uçmaz. Mürid uçurur.



   Fazla değil 700 yıl kadar önce, dedemin dedesinin........ dedesinin dedesi, tam tamına 28 göbek eskimiz beyenmiş ve yurt edinmiş bu dağları. Güneşin bu denli güzel doğduğu başkaca yer görmemişler kat ettikleri binlerce kilometre yolda. Meşe ağaçlarının gölgeleri daha rahat gelmiş onlara kaf dağınınkinden. Kayrak taşları daha kullanışlı gelmiş onlara yontulmuş mermer bloklardan. Çalı dalları üzerine dökülmüş geren toprakla kaplı damlar daha çekici gelmiş onlara nice şehir evlerinin çatılarından.
   Emir buyurulmuş onlara -gidiniz! dağılmaya yüz tutmuş Anadoludaki birlik ve dirliği gönülleri feth ederek sağlayınız.  Öğle de yapmışlar. henüz feth edilmeyen Anadolunun ücra köşelerine bir bir dağılmışlar.
   İşte o Emrelerden birisi, ecdadımız Ömer Emre.....
   Selçuklu dağıldı dağılacak, yıkıldı yıkılacak. Anadoludaki birlik beraberlik yok olma ile karşı karşıya. Su uyur düşman uyumaz. Anadolunun batısı henüz Türk'ün eline geçmemiş. Toplanmışlar Horasanda, Buharada. karar kılnmış tez yola düşülecek ve Anadolunun batısı davranışıyla, adabıyla, ahlakıyla örnek Emrelerce ele geçirilecek. mahalli halkın gönlü feth edilecek. Halk üzerindeki Türkler geliyor korkusu yenilecek ki, geriden gelen şanlı Orduya  mukavemet edilmesin. Gel görki, fetih yapacak ordu mu var? Zaten güçlü bir ordu olsa fetih kendiliğinden gerçekleşmez mi? Dağılmaya yüz tutmuş bir Selçuklu imparatorluğunun bu halinden güç bulacak düşmanlar arkalarına yerli halkı alırlarsa vay halimize. Ne yapıp edip yerli halkın düşman saflarında yer almasının önüne geçilmesi gerekir. Peki bu işi kim yapacak? Cevap: Emreler yapacak. Çünkü bu millet onları bu durumlarda halkla iç içe olsun, halkın yanlışa gitmesini sözüyle,özüyle, davranışıyla,hoş görüsüyle önlesin diye yetiştirmedi mi?
   İşte bu 35 emreden biri ecdadımız Ömer Emre.
   Güzel İslamın güzel hoşgörüsü devreye girsin istenmiş atalarımızca. Hoşgörü cenneti oluşturulmuş üç yolun birleştiği noktada. Otağ kurulmuş, yaratılanı sevelim, yaratandan ötürü, denmiş.
   "İnsanları o, bu, şu, öteki şeklinde ayırmayalım. Kim olursa olsun Türk'ün hoşgörü ve gölgesine sığınan herkesi bağrımıza basalım, açları doyuralım, hastaları şifaya kavuşturalım." düsturuyla otağ kurulmuş buraya. Anadolunun içlerinden gelipte Kütahya-Simav-Demirci hattının birisi gölmarmara, diğeri ise Kız köprüsü üzerinden devam etmek üzere ikiye ayrıldığı noktaya otağ kurulmuş. Bağrına basmış Ecdadımız Ömer Emre'yi yerel halk.Ömer Emrenin feyzinden de mutfağından da faydalanmış. Gün ola devrola derken yöreyi feth için yürümüş Saruhan Bey. Ömer Emrenin tek işaretiyle kurtarıcı gibi karşılamış Saruhan Beyi yöre halkı. Demişler ki, "Ömer Emrenin BEY bildiğini bizde bey biliriz.O eğilirse bizde eğiliriz."
   Birtek ok atılmadan, kınından birtek kılıç çıkarılmadan feth edilmiş Demirciden Kasabaya, Akhisara kadar. Koskoca Saruhan bey gördüğü bilgelik karşısında öyle etkilenmiş ki, vakfeylemiş yöreyi bir uçtan bir uca evladiyet olmak üzere Ömer Emre'ye. Hem de taa 1339 senesinde.Demiş ki;
   ".......Allah aşkına oğlu, oğluna;kızı, kızına yesünler der-i dûâya meşgul olsunlar....." 
 
Öğlesine nam salmış ki ecdad Ömer Emre ve nesli, buyurmuş Hızır Paşa       "-Adalada yetiştirilen çeltikten Ömer Emreye pay verile" diye.
Verilmişte yıllarca. 1410 da Şehzade Mehmet'e karşı kaybettiğinde mücadeleyi Hızır Paşa, başı vurulmazdan az önce sorulduğunda "-son sözün nedir? diye. Tek söz "-vakfiyelerime uyunuz" demiş. Ya uyulmuş mu? -Hayır.  Hatta zaviyesinde taş taş üstünde bırakılmamış. Ya doğruları dile getiren Ömer Emre yerine, karşıda, Gedizin doğusundaki otağda hüküm süren  devr-i Şahanelerine ne olmuş?  Hiçç.. O Ömer Emrenin şiirlerine kadar nesi var ise kendine mal etmiş......

   Ne güzel söylemiş bilge: "Şeyh uçmaz, mürit uçurur." onu uçurmuşlar ve hala da uçuruyorlar.
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.64185.6644
Euro6.38136.4069